1 Mayıs 2011 Pazar

Nba Playoffs! Semis..

Nba playofflarının verdiği gazla blogumu canlandırma kararı almış bulunmaktayım hemen incelemeye başlarsak:

Batı Konferansı;

Lakers-Mavs:

Mavsin şahsen playofflardaki "choker" karakterinden yola çıkarak ayrıca caron butler'ın da yokluğunu ekleyince Portland'a eleniceğini düşünüyordum.. ama LaMarcus Aldridge sezon içindeki oyununu o kadar arattı ki Brandon Roy mucizesine rağmen elendi Portland. Lakers ise evinde ilk maçı vermesine rağmen 4-2 kazanmayı bildi. Pau Gasol kabus gibi oynadı buarada o uyanmassa Lakers çok acı çeker playofflarda. Lakers cephesinde ise Kobe Byrant beklediğimiz gibiydi, ama Bynum'ın muhteşem oyunu Lakers'ı çok rahatlattı. Bunların ışığında seriyi incelersek, Lakers'ın evinde maç vermeyip seriyide kazanacağı düşüncesindeyim. Tahminimce 4-2 biter seri. Mavs'te Kobe'yi tutabilecek kimse yok üstüne üstlük Lakers'ın yumuşak karnı olan pg pozisyonunda Kidd ne kadar iyi bir oyun oynamı olsada Lakers hızlı pg lere karşı kötü oynuyor. Özetle Mavs'e pek şans tanımıyorum ve Lakers 6 maçta alır diyorum.

Grizzlies-Thunder:

İlk turun şüphesiz en büyük süprizi olan Memphis bunu Tony Allen'ın sert savunması ve Spurs uzunlarının Gasol ve Randolph'a karşı etkisiz kalmasıyla başardı. Thunder'a karşı bu pek mümkün gözükmüyor. Thunder, Nuggets'ı beklediğimden rahat geçti bu seridede kazanırlar ama bu kadar rahat geçiceğini zannetmiyorum. Öncellikle Thunder uzunları çok daha sert savunma yapıyolar ve normalde soft bir oyuncu olan randolph'u hayattan soğutabilirler.. Seri Thunder lehine 4-2 biter diye tahmin ediyorum ama Memphis beklediğimden daha çokta zorlayabilir onuda söyliyeyim.

Doğu Konferansı:

Miami-Boston:

Playoff ilk turlarını en rahat geçen iki takımının eşleşmesi kesinlikle dişe diş olucak. İlk maçı Boston alırsa Miaminin seride hiç bir şansı yok onu söyliyeyim. İlk maçı Miami alır ise seri 6,7 maça uzar fakat Boston'un galibiyetiyle sonuçlanıcağı fikrindeyim. Tecrübesi ve sertliyle, Rondo'nun da performansını arttırmasıyla Boston'u favori görüyorum.

Boston 4-2

Atlanta-Bulls

Atlanta bi süpriz yaparak Magic'i eledi. Atlanta'nın bu performansını sürdürsede Derrick Rose'u durdurma şansı pek yok. Bulls Pacers karşısında her maç zorlanmış olsada 4-1, 4-2 gibi bir skorla kesinlikle eler diye düşünüyorum.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

OHA Be Lebron James!

Alttaki yazıyı yazdım ve ardından realGM e girdim.. LeBron'un açıklamasını gördüm...demişki kendileri..

"The fact I spoil a lot of my people with my play when you have a bad game here or there- three bad games in seven-year career- it's easy to point that out"

Eh yani.. sen takımın yıldızıysan o 7 sezondaki maçlardan 3 maçı kötü oynasanda bu maçı kötü oynamamak zorunda olduğunu öğrenemediysen zaten çokda yazılcak bişi yokki..

Anti LeBron yazım :)


Evet en azından daha az tepki çekebileceğim bu sabah yazayımda şu yazıyı :) hep diyorum inanmıyosunuz ama lebron insanustu bir istatistiğede sahip olsa, detroit'teki o büyülü performansı sergilemiş te olsa, hatta durdurulamayacak bir oyuncu olsa da, mental olarak hiç ama hiç hazır değil her hangi bir takım başarısına(şampiyonluğa) hele takımınada bu konuda liderlik etmeye ve de bu kadar kötü bir koçları varken. Mike Brown'u yazmayayım bile zaten ne kadar kötü bir koç olduğunu :) ama eğer MJ'in yerine bu adamı koymaya çalısıyorsak çoook büyük hata olur.. MJ hiç bir zaman çıkıp serinin en önemli maçında 3.çeyreğe kadar sayı bulamadığı olmamıştır, hele tarihteki en iyi SF diyorsanız LeBron'a Bird'ün görüntülerine bir bakın takımı en kritik zamandayken neler yapmış.. LeBron yapmıyor veya yapamıyor demiyorum sakın böyle anlamayın, ama başarı için henüz hazır değil mental olarak ve kariyeri boyunca o kadar çok başarı alıcak kadar erken hazır olurmu benim için cok büyük bir soru işareti, sonuçta yani yine kızcaksınız ama Iverson'ın bile "prime" ında böyle bir playoff maçını görmedim..Neyse perşembe gecesi belkide haksız çıkartır beni, seriyi 7 maça uzatıp dahada güzel bir seri izletir bize(3.maçta yaptığı gibi) ama ben pek sanmıyorum pierce'ın bile uyandığı celtics'i alt edebilceklerini.


buarada book of basketball okuya okuya celticsli olucam o olcak :).

27 Nisan 2010 Salı

Atlanta sana laflar hazırladım!

bi grup oyuncu deplasmanda kendine hiç mi güvenmez. bu kadro playofflarda deplasmanda maç kazanamicak galiba..

buarada brandon jenningste ilginç bi adam, ciddiyetsiz dicem diyemiyorum playofflarda super oynadı bu cocuk bu bir gerçek.. Evans hatta Curry nin arkasında kaldı sezonda burası kesin ama playofflarda olan bir tek o ve gayette iyi oynuyor..

25 Nisan 2010 Pazar

Brandon Roy and the AI effect..

hemen şarlicak bi grup arkadaş :) ama ai effect dediğim durum şu ki, adam diz ameliyatından 8 gün sonra sahalara döndüki oha yani!

B-Roy müthiş oynamamış olsada hakikaten Portland için müthiş bir ateşleme oldu iki maçta toplam 48 sayı fark atan PHX karşısında özellikle savunmasıyla ayakta kaldı Blazers. Hatta şöyle diyeyim ki 4.çeyrek başında 7-8 dakika mı ne saha içi isabet bulamamışken(serbest atıştan ürettikleri 4 sayı var sanırsam sadece) bile Suns öne geçemedi kafa kafaya olan maçta. Amare'nin etkili ama maçın sonunda çok hırçınlaşan oyununun bundaki etkisi tabiki büyük.

Bu kısırlığı kıran isimde başlıkta adı geçen ki ligde şuan en sevdiğim adam olan Roy'u(malum AI bırakınca:]) basketi oldu. LaMarcus Aldrige'inde art arda giren şutları maçı portland'a getirdi.

Alakasız not: Jameer Nelson hayvani oynadı Charlotte karşısında ve geçen sezon sakatlıktan önceki dönemdeki oyununa dönüşünün sinyallerini yine verdi bu seride.

Celtics@Heat 3.maç

Ray-ray gibi kral adam az şu ligde..bu yaşta milwaukee senelerini anımsattı bana resmen.. muhteşem oynadı allen 3.maçta. Wade zaten bildiğimiz Wade'di yine tek başına kaldı ne kadar wright ve özellikle son çeyrekte birden üniversite yılını anımsatan oyunuyla Beasley Miami'yi ayakta tutucakken, son çeyrekte pierce sahne aldı ki son saniye basketinide o attı.

Boston ciddiyetle oynamaya geri dönmüş durumda ki bundaki en büyük pay kesinlikle Quentin Richardson'da. İlk maçtaki olayları çıkarmamış olsa Boston'ın uyanıcağı yoktu ki benim gözümde cavs'i bile eleme anlamında şans veriyorum. Ama şu bi gerçekki boston'da ray allen dışında az pislik takım olmadı benden söylemesi.

Buarada Wade'in pek gidiceğinide sanmıyorum Heat'ten ki Heat bu yaz bir oyuncuya max kontrat verebiliyor bu da Wade için kalmak için bir sebep daha demek.

16 Nisan 2010 Cuma

District 9


İzleyin! İzletin..film bayaa iyi.. klasik aksiyon filmlerinden biraz uzak gerçi hatta aksiyon bilem değil.. Uzaylılar teknoloji olarak üstün olsada film genelinde insanların uzaylılar üzerinde dominasyonu mevcut.. ve ayrımcılık bile işleniyor ki filmde, filmin asıl konusuda insanların genel her açıdan "consumer" olmalarını işliyor.. Film belgesel tadında başlayıp, akış olarakta yavaş olduğu bir kenara bırakılırsa hakikaten çok güzel bir film izlemenizi tavsiye ederim.. Buarada filmin yapımcılığını Yüzüklerin Efendisin'den tanıdığımız Peter Jackson üstlenmiş haberiniz olsun.. not:altyazısız izlemeye kalkışmayın uzaylıların ingilizcesini anlamak imkansıza yakın!


15 Nisan 2010 Perşembe

16 takım 1 hedef!

Oha diyorum oncelikle kendime 16 kasımda yazmışım en son hemen hemen 5 ay olmuş son yazalı.. Dedim hazır dersler rahatladı boş vaktim var bide playofflar başlıyor yazayım dedim..

Evet en sonunda belli oldu nba de "post-season" a kalan 16 takım. Toronto muthiş bir düşüşle sene ortalarında ilk 5 te iken şimdi son 2 maçta düşmüş olsalarda allstar arasından beri hiç mi hiç haketmemişlerdi playoffa kalmayı.. Chicagoda pek farklı değil onlardan ya neyse..bu olayda beni tek üzen bu yaz Hidayet için çok büyük bir moral bozukluğu olucağı ve topa tutulucağı olucak. Playofflardaki duruma bakarsak.. eşleşme eşleşme incelersek:

Los Angeles Lakers(1) - Oklahoma City Thunder(8):

Bu sezon batıda o kadar güzel bir mücadele izledik ki belkide tarihin en güzel playofflarından birini izleticek bu sezon bize batı. Birinci ile sekizinci arasında ki bu tur bile ne kadar Lakers'ın galibiyetiyle sonuçlanıcağı %90 olsa da boş maçlar olmiyacak ve Thunder ın en azından Durantula önderliğinde 2 maç alıcağını düşünüyorum ben ama genel olarak takım kalitesiyle Lakersın elemesi daha muhtemel.. ama şuda kesinki thunder'ın gelecekte özelliklede iyi bi frontcourt oyuncusu eklemeleri halinde çok daha iyi işler yapabilceğide başka bir yazıya kalsın..

Lakers 4-2 seriyi kazanır.

Dallas Mavericks(2) - San Antonio Spurs (7):

İşte dedim ya tarihin en iyi playofflarından biri olucak deme sebeplerimden biride bu eşleşme..Batının 2. yedincisiyle eşleşiyor ama kesin bişi söyleyemiyorum bile.. Özellikle sakatlıklardan çok etkilenerek ve yaşlı oyuncularının sene sonuna doğru performansının artmasıyla Spurs üst sıralardaki takımların eşleşmek istemeyeceği takımların başında.. Hiç bişi olmasa tecrübesiyle bile maç kazanabilecek olan Spurs birde Manu'nun müthiş bir performansla post-season'a girmesiyle bu seriyi 7 maça götürmesi ihtimali çok çok yüksek.. Dallas ise özellikle yaptığı Caron Butler takasıyla kadrosunu çok ama çok güçlendirdi ve Texas derbisinde ev sahibi avantajınıda elinde bulundurmasıyla bir adım önde gözüküyor.

Dallas 4-3 alır

Phoenix(3)-Portland(6):

Phx süper bir sezon geçirdi burası tamam..Nash zaman makinasına binip MVP olduğu sezona dönmüş gibi oynadı burasıda tamam.. ama ben playofflarda pek iş yapabiliceklerini zannetmiyorum..Pota altı savunmasının ve genel olarak savunmasının zayıf olması en zayıf karınları.. Bu yüzden Portland playoff larda eşleşebilcekleri en kendilerine uygun takım desek hiç yanlış olmaz.. Portland'ı yorumlamaya gelirsek orası işte biraz zor. Brandon Roy'un sakatlığı çok önem kazanıyor bu noktada.. Roy cidden Kobe'den sonra en yetenekli SG bana göre.. Müthiş bir combo-guard 1 numara olarak bile sırıtmadan hatta çok iyi bir şekilde oynayabilir bile. Roy'un ilk tura yetişmesi halinde Portland'ın süpriz yapıp...

Portland 4-2 alır diyorum :) .

Denver(4)-Utah(5):

Allstar arasından beri muhteşem oynayan Utah ikinciliği son maçla kaçırdı ve evlerinde muhteşem oynuyorlar.. Deron Williams'dan bahsetmiyorum bile..Hatta saha avantajları olsaydı Utah elerdi diyebilirdim..ama.. Denver'ın saha avantajı olması ve Carmelo-Chauncey ikilisinin playoffda dahada ağırlık vericeğine inanmamdan ötürü Denver'ı bir adım önde görsemde hakikaten çok ortada bir seri. İlla sonuna biri alıcak yazıcam diye yazıyorum yoksa net yazmam hiç bişi :)

Denver 4-3 alır.


Yarısı gitti yarısı kaldı Doğu'nun analizide yarın artık..

19 Kasım 2009 Perşembe

The Empire State of Mind

Evet kusura bakmayın bayaadır yazmıyorum..ama bugün okuduğum bir haberle şenlendim ve yazasım geldi...

Bildiğiniz üzere AI memphisle yollarını ayırmıştı.. Ve yakınlarına Knicks ile anlaşmaya yakın olduğunu belirtmiş.. Iverson için cok uygun bir seçim olur hem istediği gibi ilk 5 başlayacak hem de hala iyi bir oyuncu olduğunu lige gösterip belki "contender" bir takıma bile takas olabilir..

Başlıkta Jay-Z nin Alicia Keys ile söylediği şarkıdan alıntıdır ve Iverson için düşüncelerim ve ümitlerimi şarkının şu dizeleri çok net bi şekilde anlatıyor.. :

"Concrete jungle where dreams are made of,
there's nothin' you can't do,now you're in New York
These streets will make you feel brand new
Big Lights will inspire you.."

özellikle son iki dizesi iverson'a gelsin :)

1 Kasım 2009 Pazar

Roland Emmerich Filmleri ve Guy Ritchie..

Bu iki adamı aynı başlığa koyduğum için kendimden utanıyorum!.. Ama çok büyük benzerlik içindeler aslında.. İkisininde filmleri hemen hemen aynı.. E peki neden Roland Emmerich sevilmiyoda Guy Ritchie bu kadar tapılıyor? ki bende bu sınıf içersindeyim :).. Önce R.Emmerich'e bakalım.. Bu amcam hep aynı filmler..ama hep! Yok 2012 ymiş, yok the day after tommorow'muş, independence day'miş..yahu iyi güzelde bu filmlerin hepsinin konseptimi aynı olur be arkadaş!?.. Hep kaos,hep kıyamet.. Açık açık soyleyeyim Independence Day'i pek bi sevmiştim..Ama kabak tadı veriyo aynı hikayeyi ısıtıp ısıtıp satmak..


Guy Ritchie'ye gelince..geçen gün goldmax, snatch 'i yayınlıyo..takıldım tabi izliyorum.. Çok yakın zamanda da Rock'n'Rolla yı izlemiştim.. Bi baktım filmlerin konseptleri hep aynı.. Tabii ki de farklılıklar var ona bişi demiyorum ama öyle çok farklı olduğunuda kimse savunmasın.. Peki niye birinden nefret ediyorum birine tapıyorum.. Çünkü Guy Ritchie'nin filmlerinde hoşumua giden,beğendiğimiz şey hikaye değil hatta umursamıyorum bile..Hikaye'nin akışı ve anlatılışı, karakterler arasında geçen konuşmalar,karakterler o kadar aşmış ki umrumda bile olmuyo gerisi..Çünkü bi gülmekten yarılıyorum diğer yandan aksiyon sahneleri tatmin ediyor diğer taraftan ohaaaa nidasıyla göt gibi kalıyorum..anliicanız bi filmden beklediğim o kadar çok duyguyu tatmin ediyor ki umurumda olmuyo benzer konular olması.. Öyle yani :) sonuç olarak Guy Ritchie Senede 3,4 hatta 5 film yap:D ayrıca Rock'n'Rolla filmi niye burda vizyona girmedi bunuda sorgularım ben! Bilen varsada iletsin sevinirim..

FlashForward

Dizimax'te promosunu gormustum bu dizinin.. Buaralarda gerek rahatsızlanmam gerekte havanın durumundan dolayı dizi izleyip durmaktayım..:DNeyse diziye donelim.. dizi ekim 09 da geçiyor..çokda bişi anlatmiim ama ilk bolumde dünya üzerinde herkes 2 dakika 17 saniye boyunca bilincini yitiriyor ve 6 ay sonrasında sanırsam 30 nisanda saat 10 da ne yaptığını görüyor...sonrası tabiki kaos :)

Bu arada dizi lost'un yapımcılarından..sürükleyicilik konusunda lost'tan aşağı kalır yanı yok..ama işleyiş olarakta lost tadı vermesi sezon ilerledikçe bayarmı bilmiyorum..Sonuç olarak ilk 6 bölümü yayınlandı ve hakikaten şiddetle önereceğim bir dizi.. buarada ana karakter mark'ın bir çocukbakıcısı var of!:)

30 Ekim 2009 Cuma

Sacramento Valisi..

Evet manyakmı bu çocuk sabahın-veya gecenin :)- 4.21 inde Sacramento valisiyle ilgili yazı yazıyo..tamam manyaklık var biraz orasını kabul ediyorum :) ..Phoenix'in finalde Bulls'a dramatikçe kaybettiği bir seri vardı bi kısmımız hatırlıyodur.. O takımda bi guard vardı ki..Kevin Johnson!..Özellikle o serideki performansını izlemişimdir ama inceliyecek kadar da izlediğimi düşünmüyorum..abilerim daha iyi anlatır.. ama hakikaten çok sempatik bir oyuncudur..Şimdi bu nası blog yazarlığıdır..Oluyomu böyle? Evet oluyo:P çünkü bu iki bahsettiğim insan aynı.. gerçi yeni bi haber değil ama ben yakın zamanda duydum.. Evet Kevin Johnson Sacramento valisi olmuş :) İyide olmuş yaa ne güzel işte.. Belki politikacı olarak başarısızdırda inanırmısınız çok da umrumda değil :) severim kendisini takılsın :)

Nerde o eski KitKatlar yaa!?

Bu eski KitKat lara bayılıyodum yaa..Yoklar ama artık :(:( yeni satılanların bunun lezettine yaklaşamıyolar bile.. Bende hiç bulamıyorum bunlardan..Nestleye sesleniyorum ben eski kitkatlardan istiyorum?!

28 Ekim 2009 Çarşamba

Agent Zero is baaaaaaaack!



Evet dün gece nba start aldı..ve ben çok mutluyum :)iverson'dan sonra belkide en sevdiğim adamdır arenasen azından ilk 5 tedir..Cavs karşısındaki hakem fiyaskosundan sonra sakatlıklardan bi kurtulamadı "agent zero" ve dün gece hakikaten hakkını veren bi dönüş yaptı..29 sayı-9 asist gibi bir performans hemde Dallas deplasmanında.. hakikaten özlemişiz seni be..Washington için playoff 8.sıra belki demiştim..bunu izlediğim bu maçtan sonra değiştiriyorum..kesinlikle bu takım playoff yapar,sakatlıklar olmassa..Jamison-Butler-Arenas ve onların yanına eklenen Mike miller hakikaten çok etkili olucak gibi..Üstüne üstlük bench'ten gelicek olan Blatche,Foye gibi isimlerde Wizards'ı bir adım ileriye götürücektir..

Buarada dün gecenin diğer maçlarından bahsedersek..Boston büyük bir göz dağı verdi Cavs'e..sezonun ilk maçında Clevland'da Cavs'i mağlup etmeyi başardılar..LeBron'un görülmeye değer iki tane bloğu var..ama onun dışında Cavs'i geçen seneki halinden çok farklı görmedim A.Parker,Jamario Moon,Shaq gibi transferlerine rağmen..

NBA Başlıyor vol.2:Batı Konferansı..

Belkide çok uzun zamandır ilk kez Doğu Konferansı Batı Konferansından daha çekişmeli ve daha güçlü ekiplere sahip..Spurs'un yaşlanması, Houston'ın sakatlık problemleri, Phoenix'in eski halinden çook uzak olması, Dallas'ın da hala başarılı olamaması bunun en büyük nedenleri.. Peki kimler Playoff yapar..Öncelikle son şampiyonla başlamamız farz.. Lakers bu senede şampiyonluğun en büyük favorisi.. Ariza gitmiş olmasına rağmen kadrosuna Artesti katan ve gelişmesine devam eden ninja turtle suratlı Bynum :), Gasol, ve tabiki Kobe..Lakers'ın en azından west konferans finallerine çıkması %100 e yakın.. Finaller için de çok büyük şansları var fakat onların önünde bir engel olucak.. San Antonio Spurs.. Onlar için en onemli etken sağlıklı kalmak olucak.. Richard Jefferson gibi belkide ligin en iyi kanat oyuncularından birini takıma kattılar ve hücüma büyük bir çeşitlilik getirecek..Ayrıca yaşını başını almış olsada Antonio Mcdyess'ta iyi bir transfer..Birde seçtikleri rookie DeJuan Blair hakikaten çok kaliteli bir oyuncu o sıraya nasıl kaldı hala anlamış değilim..


Bu iki takımın ilk iki sıraya yerleşmesine ben garanti gözüyle bakıyorum.. peki diğer takımlar ne yapacak? Valla bu iki takımı kovalicak ve o seviyeye yaklaşabilcek 2 takım görebiliyorum ben..biri Denver diğeride Portland.. Portland hakikaten Brandon Roy önderliğinde çok hoş basketbol oynuyor benimde favori takımımdır kendileri.. diğer 4 pozisyona gelicek takımlarsa tam bir soru işareti..Dallas bunlardan biri olur o tamam fakat diğer 3 takım; New Orleans,Phoenix,Houston,Utah, hatta çok eglenceli basketbol oynicak gibi duran Memphis bile olabilir..Ama zannetmeyin bu takımlar çok iyi olduğu için bunları söylüyorum..hepsi hakkında o kadar çok kafamda soru işareti var ki..zaten bu yüzden doğu bu sene batıdan iyi diye düşünüyorum..

27 Ekim 2009 Salı

NBA başlıyor:Doğu konferansı..


Evet arkadaşlar bir nba sezonu daha bu gece start alıyor.. Doğu konferansını bi inceliyeyim dedim sizin için..önce tepedekilere bakalım daha doğrusu tepede olucaklarını düşündüklerime.. Boston Celtics ve Orlando Magic le başlayalım.. Boston Celtics hakikaten muhteşem bir ilk 5 kurdu cidden..Rasheed,KG,Pierce,Ray-Ray,Rondo..dahada ilginci adamların bench te çok kuvvetli.. Glen Davis olsun, Perkins olsun, yeni gelen ve çok etkili olucağına inandığım Marquis Daniels olsun hakikaten benchten şampiyon oldukları sene ki kadar katkı alıcaklarını düşünüyorum.. Orlando'ya gelirsek.. bence, öncelikle ligin en iyi koçlarından birine sahipler..hidayet i kaybettiler ama, carter olsun brandon bass olsun ve dahada önemlisi sağlıklı bi nelson bu sezon orlandoyu geçen seneki gibi en azından konferans finallerinde Orlando'yu görüceğimizin sebepleri..Peki bu iki takımı kimler kovalicak? Öncelikle Cavs ki çogu kişi onları east in en iyisi olduğunu düşünebilir.. ama gerek Lebron un geçen sezon orlando serisindeki şımarıklıkları, gerek diğer oyuncuların yetersiz katkıları bu iki takımdan geride tutuyor cavs'i..


Diğer takımlar:

-Playofflar için bu sezon diğer 5 boşluğu Atlanta,Miami,Chicago,Toronto nun alıcağını 5. boşluğuda Philly veya Washington ın dolduracağını düşünüyorum.

-Philly guard Andre millerın yokluğunda neler yapıcaklar bu çok önemli..Yoksa genel takım yeteneği olarak playoff kalitesindeler.

-Detroit yaptıgı garip transferlerle rotasyonu bile belirsiz bir takım oldu

-Süpriz yapabilcek diğer bir takım olan Indiana, Danny Granger'ın eline bakıyor ki hakikaten ligin süperstarları arasına yazdırdı ismini...

-Toronto hakikaten çok ilginc bir takım oldular..Ligde iyi bir performans göstericekler bence burası bir gerçek ama playofflar için aynı şeyi söyleyemiyeceğim..Çünkü hakikaten çok yumuşak bir takım oldular..En azından bir tane bile oyunu sertleştirebilecek bir oyuncuları yok..

Owennn..

Ya bu çoçuğu seviyorum..hala gozumde çocuk :) manchester ibnelerine gitti gerçi ama napiim işte seviyorum bu adamı :) klasik golu vardır hatta topu açarlar bunun önüne o da duzgun plasesiyle topu aglara bırakır..manchester formasıyla bunu yaptığında bile o kadar hoşuma gittiki.. murat kosova ve okay karacanın sesiyle son olarak:"micheal owennnn , mükemmel bir gol."

26 Ekim 2009 Pazartesi

Lionel


Evet..bu son söz :) Ben küçüklüğümden beri hemen hemen milli takımı sevdiğim kadar Arjantin milli takımını da severim..2005 yazı ben evde oturmuş sıkılıyorum..Baktım ntv Dünya Gençler Şampiyonasını veriyo.. dediim oo izliim arjantinli genç çocukları :) tabi çogu sene olduğu gibi arjantin,nijerya ve brezilyanın etkili oyunlarıyla devam ediyo turnuva..hatta o sene yarı finale avrupadan bi takım bile girememişti..neyse ben yarı finali izliyorum arjantin-brezilya maçı messi kırıp geçiriyo heryeri..hakikaten muhteşem oynadı o turnuva..hatta oberman ve gagoda o kadrodaydı onlar da güzel performanslar gösterdiler..gago zaten reale gitti şuan ne kadar forma şansı bulamasada oberman da silindi gitti galiba haberim yok şuan nerde.. neyse işte messi tabiki en göze batan oyuncuydu turnuvada..hakikaten muthiş oynadı bende dusundum hatta vay be galatasaraya alsak bu çocugu dedim :) sonra bi baktım barçadaymış zaten! :) böyle salakça belki ama bi ben buldum bu adamı gibi triplere girersiniz ya fm den buldugunuz adamlara bu da aynı.. Tabi arjantinli olması, şuanda kanımca dünyadaki en yetenekli olmasıda şuanki sempatimde rol oynasada 05 den beri bu adamı çok seviyorum be :)




The Answer


Evet 2.resme geldik :) Allen "The Answer" Iverson.. İşte bunlar arasında her a.i dan bahsettiğimde gerek fazla bahsetmemden:P, gerek insanların bu kadar bencil oynayan bi oyuncuyu nasıl beğendimi sorgulamalarından dolayı çevremdeki herkesten tepki aldığım spor tutkum..belki şuan okuyosunuzdur da nesini seviyo bu dövmeli,satıcı,kısa adamı..sonucta bu adam ne bir pg ne bir sg.. neden seviyorum biliyomusunuz?? Çünkü şu ligde abartmıyorum gelmiş geçmiş hiç bir oyuncu (-jordan tabiki bunun dışında ki ai onla bile bu konuda kapışır.) bu kadar yüreğini,her şeyini koyarak sahaya çıkmıyor.. ne lebron ne kobe ne de başkası..detroit deki kabus sezonu bi tarafa bırakalım bu ufak tefek, tarihin en kısa mvp si olan bu oyuncu 12 senedir bu ligde bütün hırsıyla, her topu eline aldığında, her drive ettiğinde bütün vücudunu riske atarak yapıyor bunu.. peki ilk bunları ne zaman farkettim :)
2001 playofflarında tabi 12 yaşımda olmanında verdiği bi durumla daha iversonı falan duymamışım :) allstar smaç yarışmasından tanıdığım carter la iverson'ın kapışmasını izliyorum toronto-philly serisi bi ai 40 atıyo carter 42 atıyo ai 50 atıyo vs.. hatta son maçı hatırlarım 3 kişi ai ı tutarken kendisi kariyer assist rekorunu kırmıştı..işte dedim bu adam benim adamıım :) evet sizin iverson iverson diye kafanızın etini yemem 2001 yazı yüzünden :) sonra iverson mutombo ve 13 kazmadan oluşan philly yi finallere taşıdı.. ilk maç vardırki Lakersın o playofflarda kaybettiği ilk maçtır..sabahın bilmem kaçında izliyorken o maçı soyle bi resim çıktı..:




işte bu resim iversonın o maça çıkarken olan sakatlıkları..Diyorum ya belkide jordanın utah serisinde bilmem kaç derece ateşle çıktığı maçtan daha zor durumdaydı.. ve ilk yarı 30 maçta sanırsam 52 sayı attı.




İşte boyle yok niye iverson'ı seviyosunda yok bilmemnede :) durum budur.. bana sorarsanız A.I bu sezon hakikaten müthiş bi performans gostericek ve rookie yılı dahil(detroit dışında:) ) her sezon takımı için "The Answer" olmaya devam edicek.. en azından ben ve benim gibi düşünen bir sürü insana bunu borçlu..

Galatasaray!

Dünkü maçın ardından bunumu yazıyosun dersiniz belkide bazılarınız..hele bide boyle tepkiler galatasaraylılardan geliyo ya bazen nasıl deli oluyorum bilemessiniz. Hadi fenerliler dalga geçmek için der, desinde zaten ki sonra öcümüzü alalım :) bunun samiyeni var :P ama diyorumya Galatasaraylılar söylüyorya işte deli oluyorum resmen! Zaten Fener maçından sonrada msnde avatarımı özellikle Galatasaray logosunu koymam iletimede yazmam bu yüzdendir.. Fenerliler niye üstüne alınıyosa zaten :) onlar bünyamin gezer resmi koysunlar:P Neyse konumuz maçta ki olaylar değil.

Aslında ilk gereksiz olan intro postumu saymassanız ilk 3 postumu yanda gördügünüz resimlerle ilgili konusmak istiyorum.. ve ilki tabiki en büyük aşkım Galatasaray'a olmak zorundaydı :) aslında çok anlatılcak bişeyde yok sonuçta Türkiye'de kimse pek uzak değil takımlarına sonuna kadar bağlanma ve destekleme olayına ve sebepsiz bir sevgi duyma konseptine.. Ama yinede düşündüklerim;

14 yıl şampiyonluk göremediği halde galatasaylı'nın takımından vazgeçmemesidir, forması uğruna savaşmaktır, arması uğruna savaşmaktır, her türlü oyuna rağmen yarışa sonuna kadar devam etmektir. galatasaraylılık kulüp mali açıdan zor durumda bile olsa, taraftarının karınca kararınca kulübüne “destek” olmasıdır. galatasaraylılık yaşanan herhangi bir puan kaybından sonra teknik direktörün çıkıp bütün suçu kendi üzerine almasıdır. parasız kalmasına rağmen “on bir aslan adam”ın sahada üç puan için savaşması da galatasaraylılık’tır. ali sami yen’de omuz omuza girmek de galatasaraylılık’tır. ülkesi için kimsenin yapamadığını yapmak, dünyaya türk ismini duyurmak, geçmişi ile övünmek ama aynı zamanda gelecek için daima arayış içinde olmak da galatasaraylılık'tır. ve daha niceleridir...