Dünkü maçın ardından bunumu yazıyosun dersiniz belkide bazılarınız..hele bide boyle tepkiler galatasaraylılardan geliyo ya bazen nasıl deli oluyorum bilemessiniz. Hadi fenerliler dalga geçmek için der, desinde zaten ki sonra öcümüzü alalım :) bunun samiyeni var :P ama diyorumya Galatasaraylılar söylüyorya işte deli oluyorum resmen! Zaten Fener maçından sonrada msnde avatarımı özellikle Galatasaray logosunu koymam iletimede yazmam bu yüzdendir.. Fenerliler niye üstüne alınıyosa zaten :) onlar bünyamin gezer resmi koysunlar:P Neyse konumuz maçta ki olaylar değil.
Aslında ilk gereksiz olan intro postumu saymassanız ilk 3 postumu yanda gördügünüz resimlerle ilgili konusmak istiyorum.. ve ilki tabiki en büyük aşkım Galatasaray'a olmak zorundaydı :) aslında çok anlatılcak bişeyde yok sonuçta Türkiye'de kimse pek uzak değil takımlarına sonuna kadar bağlanma ve destekleme olayına ve sebepsiz bir sevgi duyma konseptine.. Ama yinede düşündüklerim;
14 yıl şampiyonluk göremediği halde galatasaylı'nın takımından vazgeçmemesidir, forması uğruna savaşmaktır, arması uğruna savaşmaktır, her türlü oyuna rağmen yarışa sonuna kadar devam etmektir. galatasaraylılık kulüp mali açıdan zor durumda bile olsa, taraftarının karınca kararınca kulübüne “destek” olmasıdır. galatasaraylılık yaşanan herhangi bir puan kaybından sonra teknik direktörün çıkıp bütün suçu kendi üzerine almasıdır. parasız kalmasına rağmen “on bir aslan adam”ın sahada üç puan için savaşması da galatasaraylılık’tır. ali sami yen’de omuz omuza girmek de galatasaraylılık’tır. ülkesi için kimsenin yapamadığını yapmak, dünyaya türk ismini duyurmak, geçmişi ile övünmek ama aynı zamanda gelecek için daima arayış içinde olmak da galatasaraylılık'tır. ve daha niceleridir...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder